“Buradayım sözümde, yanlışsa da bu istasyon…
Acı soysuzlaşınca tiranlaşıyor belleksizlik
İnat ve öfke, kaybediş ve kayboluş oluyoruz
Komikti dıştan bakınca dünya ama hırçın
Ayışığı, telgraf direkleri ve fesleğenler
Burdayız işte, durgun bir sessizlikteyiz şimdi”
Ahmet Telli ‘Buradayım Sözümle’ adlı şiirinde onlar da burada aslında; bir şiirde, bir parkta, isimleri samimi sohbetlerde ve süregelen mücadelede. Barış diyerek alanlarda olan ve öldürülen 103 insandan sadece biri Korkmaz Tedik. 10 Ekim 2015 tarihe kara bir gün olarak geçti. Ankara Gar Katliamı soğuk bir sonbahar gününde Ulus’ta barış çağrısı için toplanan Türkiye’nin çeşitli kentlerinden gelmiş yüzlerce insan, ölümcül bir bomba saldırısı ile hayatını kaybetti. Tren Garı Kavşağı’nda 3 saniye arayla atılan bomba saldırısı ile hayatlarını kaybeden bu güzel insanlar gideli 5 yıl oldu, dava halen sürmekte. Barış için buluşan bu insanlar ise fikirleri, eylemleri, mücadeleleri ile çeşitli ortamlarda yaşamakta ve yaşatılmakta. Korkmaz Tedik de o 103 Korkmaz insandan sadece biri.
Malatya Akçağ Ören’li Korkmaz Tedik 1983 doğumlu. 32 yaşında aramızdan ayrılan Tedik, ismi gibi cesur ve korkmaz yaşamış bir ailede yetişti. 21 Haziran’da 37. doğum günü kutlanacak Korkmaz Tedik’in yaşamını ve 10 Ekim’i, politik mücadelesine daha yakından tanımak için Korkmaz’ın annesi Zöhre Tedik ile buluştuk. 10 Ekim’in avukatlarının hazırladığı dava sürecini anlatan ‘Duymak Zorundasınız’ kitabına atıfla, o günden bugüne yası, mücadeleyi ve 10 Ekim’de hayatını yitiren 103 Korkmaz için yapılanları konuştuk. Emek Partisi (EMEP) GYK Üyesi Korkmaz Tedik, çocukluğundan bu yana yetiştirildiği demokratik aile ortamına bağlı olarak emek ve emeğin değeri noktasında mücadele etmiş, yaşamını bu çizgiye göre belirlemiş bir insan.
Zaman zaman bir anne, bir arkadaş zaman zaman ise hayatını mücadeleye adamış feminist kadın hareketi lideri gibi konuşan Korkmaz’ın annesi Zöhre Tedik ise, acısını yaşamayı sindirmeyi, daha doğrusu yaşamın her getirdiğini sindirerek yaşamış, hayatı mücadele içinde şekillenmiş tam bir aktivist aslında, tıpkı tüm çocukları gibi: Edge, Berivan ve Korkmaz. 10 Ekim Ailesi olarak kaybedilen her insanı sevgi ile hatırlatan Tedik’in en büyük gayesi, yaşananları unutturmamak, sadece barış amacı ile bir araya gelen, o ekibinin mücadelesini belleklerde, toplum hafızasında diri tutmaya çalışmak. Oğlu Korkmaz yanında olmasa da, ismini torununda, fikirlerini mücadelesini her yerde yaşatan bu anne, her erkeğin en çok annesine benzediği gerçeğini bir kez daha gösterdi bana.
EM: 10 Ekim’in üzerinden 5 yıl geçti. Katliamda hayatını kaybedenler olarak siz bir aile oldunuz ve çeşitli çalışmalar yaptınız. Biraz bahsedebilir misiniz?
Z.T: 10 Ekim’de DİSK, KESK, Türk Tabipleri Birliği, TMMOB, HDP, EMEP ve pek çok sivil toplum örgütünün katılımıyla Barış Mitingi düzenlendi: Diyarbakır, Suruç ve Ankara. Orada barış isteyen, barış çağrısını hep birlikte tek bir ses olarak ifade etmek isteyen nice insan buluştu. Biz de orada idik. Ne yazık ki hain bir saldırı sonucu 103 aydın ve mücadeleci insan aramızdan ayrıldı. Oğlum Korkmaz da onlardan bir tanesidir. Büyük bir acı yaşandı. Korkmaz’ın şahsında bizim gibi ailelerin ve barış mücadelesi verenler için birlikte hareket etmek çok önemli. Ulusal ve uluslararası arenada 10 Ekim’in unutturulmaması adına çalışmalar yapmaya, hatırlatmaya devam ediyoruz. Ve ‘Duymak Zorundasınız’ diyoruz.
EM: Korkmaz’ın yapısı, insanlara yaklaşımı nasıldı? Onun çocukluğundan ve yaşam tarzından biraz bahsedebilir misiniz?
ZT: Her annenin evladı özel ve kıymetlidir. 3 evladım da öyledir, öncelikle onu söylemek isterim. 10 Ekim’de haince öldürülen tüm evlatlarımız da öyle. Korkmaz’a, oğluma gelecek olursak o, dokunduğu herkeste iz bırakan, uzlaşma ve diyalog ortamına önem veren bir insandı. Titiz, düzenli ve dost canlısı, memleketini çok seven bir gençti. Kadın kimliğine saygı duyan bir adam. Politik mücadelesi ve insani davranışları ile, gerek CHP’li, gerek HDP’li, gerekse MHP’li birçok farklı düşünceden insanla aynı dilde konuşabilen, ortak platformda buluşabilen bir çocuktu. Önce oğlum, sonra arkadaşım, sonra mücadelesini verdiğimiz fikri harekette, siyasi hayatta GYK üyemiz olarak yöneticim olan Korkmaz, her yaşla akran olabilecek kadar yaşsız bir insandı.
EM: Onu ve 10 Ekim’de kaybettiğimiz 103 insanımızı her yıl çeşitli etkinliklerle anıyorsunuz. O etkinliklerden, sizin 10 Ekim ailesi olarak birbirinize tutunma sürecinizi anlatabilir misiniz?
ZT: Bu vahşi katliamda, oğlumuzu, canımızı, yoldaşımızı, Korkmaz’ımızı ve 100’ün üzerinde insanımızı kaybettik. Şunu bilsinler ki, barış şehitlerinin bıraktığı barış ve kardeşlik bayrağını daha yükseklere çekeceğiz ve barış mücadelesini sürdüreceğiz. Korkmaz, 32 yaşında katledildi, ardında onurlu bir yaşam bırakarak. Askerde komutan iken gidip kendisine bağlı erlerle kömür toplaması, o arkadaşlarının bize ulaşması, eşit yurttaş bilinci hep bu onurlu mücadelenin politik duruşun bir parçasıdır. Bizler de EMEP olarak da, 10 Ekim Ailesi olarak da, onları futbol turnuvaları ile çeşitli anma törenleri ile anıyor, yaşatmaya çalışıyoruz.
EM: ‘103 Korkmaz İnsan Barış ve Dostluk Turnuvası’ Antalya’da düzenleniyor. Bu turnuvadan, yapılış amacından ve düzenlenme sürecinden bahseder misiniz, Zöhre Hanım?
ZT: Turnuvamız, 10 Ekim Ankara Katliamı’nda hayatını kaybeden 103 barış insanı anısına Antalya’da düzenleniyor. Muratpaşa Belediyesi’nin de katkıları ile emek ve demokrasi platformu olarak düzenlenen bu turnuvada amaç, onların anısını yaşatmaktır. Buradan yine halktan yana olan bu destek için Muratpaşa Belediyesine teşekkür ediyoruz. Geçtiğimiz yıl 48 takımın mücadele ettiği turnuvanın 4.’sü yapıldı ve turnuvada mülteciler de yer aldı. Bu yıl virüs salgını nedeniyle düzenlenemedi. Her ortamda onları yaşatmak, gayemiz. Yine Korkmaz’ın doğum günü olan 21 Haziran’da da emek ve demokrasi platformu olarak Antalya’da ve memleketimiz Malatya Akçadağ Ören’de anma yapıyoruz; Korkmaz nezdinde tüm 103 arkadaşımız için. O kadar güzel bir tablo ki, Korkmaz’ın ve barışın birleştirici ismi ile tüm farklı görüşlerden ve ailelerden isimler orada yer alıyor. Biz de oğlumuzla ve 103 arkadaşımız, yoldaşımızla halkların kardeşliği adına verdiği bu mücadele ile onur duyuyoruz. Çankaya Belediyesi’nde de bir okuma odasına Korkmaz’ın adı verildi. Ayrıca yine Muratpaşa Belediyesi de bir parka Korkmaz’ın ismini verme kararı aldı.
EM: Öncelikle vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Eklemek istedikleriniz varsa, onlarla bu samimi paylaşım sohbetini anmayı sonlandırmak isterim.
ZT: MHP’li bir işçi, mektubuna emekli olunca gidip Ankara’da Korkmaz’ın mezarında dua edeceğim diye yazmıştı. Ruhu anlatan mesaj da tam da burada: Halkların kardeşliği. Her ayın 10’unda Twitter’da, futbol turnuvaları ile anmalarla, anıyı, yaşananları diri tutmaya çabamız, mücadelemiz sürecek. Bugün de aydınların, gazetecilerin, siyasilerin, barış diyen insanların tutuklandığı bir süreçteyiz. 10 Ekim ailesi olarak amacımız, arzumuz bu katliama yol verenlerin de yargılanmaya dahil edilmesidir. Bu yüzyılın davasıdır. Ben de konuşma imkanı sağladığınız için teşekkür ediyorum.










