“Başka bir anlayış mümkün”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “şeffaf yönetim” anlayışı ve toplumun “yoksul ve en korunmasız” kesimlerini destekleyen çalışmaları ile Dünya Belediye Başkanı Başkent Ödülü’ne layık görüldü. Bu ödül tüm Ankaralıları gururlandırdığı kadar Türkiye’yi ve “Başka bir anlayış mümkün” diyen tüm yurttaşları da ilgilendiriyor aslında. Uzun yıllardır “aidiyet ve samimiyet” yoksunluğu hisseden tüm kesimleri kucaklayan bir anlayışla hareket eden Yavaş’ın bu ödülü alması, “hamaset değil hizmet” anlayışının halktaki karşılığının da nasıl fark yarattığının bir göstergesi aynı zamanda. Ankara’ya sık gidip gelen ama uzun süreli orada yaşamayan bir yurttaş olarak pandeminin ilk aylarında Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından “Askıda Fatura” uygulaması kapsamında aranmıştım. Bu uygulama önce İstanbul sonrasında tüm büyükşehirlere örnek oldu tam bir dayanışma örneği. Belki ben yanlışlıkla arandım o gün ama mesele o değil elbette.
Antalya’da yaşıyorum, destek almadım ama arayan görevlinin Ankara’ da isem faturalarımı ödeyebilecekleri konusunda yardım hatırlatması yüzümü güldürdüğü gibi “Bir olalım iri olalım diri olalım” ifadesinin de somutlaşmış haliydi. 21 ülkeden 32 belediye başkanının aday gösterildiği dünya belediye başkanı “World Mayor” ekibi Yavaş’ın neden ödülü kazandığını şu açıklama ile duyurdu: “Halkın güvenliği ve şeffaflığı önceleyen bir yönetim anlayışı sergiledi. Avrupa ve Asya’nın büyük başkentlerine eşit bir metropol inşa etme vizyonu ortaya koydu. Yolsuzlukla cesaret ve inançla mücadele etti.
Toplumun yoksul ve dezavantajlı kesimlerini destekledi. Temiz suya ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapıyor. Bağlantıları zayıf olan bölgelere internet erişimi sağladı. Binlerce referans ve yoruma bakıldığında Ankara Halkı ve Türkiye’den pek çok kişi Mansur Yavaş’ın Ankara’yı Dünya’nın en büyük başkentlerinden biri haline getireceğine inanıyor” Bu inanış bir parti ya da başkan sevgisinin çok ötesinde samimiyete ve liyakate dayanan çok derin bir bağlılığın da ifadesidir.
“Biz” demek yüksek bilincin göstergesi
Nitelik kaybı içinde debelendiğimiz son 20 yılda kamu kurum ve kuruluşlarına, yerel yönetimlere inanç karnesi de zayıf notlarla dolu. 2019 seçimlerinin sonuçları da bunun net bir göstergesidir. İletişim politikalarını ve hizmet anlayışını “İnsan ve hak odaklı” belirleyen Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin duruşu karşılık bulmuş ve destek görmüştür. Üniversite öğrencilerine yurt olarak tayin edilen belediye mülklerinden tutun, dezavantajlı bölgelere internet erişimi sağlamaya kadar tüm hamleleri “insan” odaklıdır. Pandemi ile tavan yapan ekonomik sıkıntılarla boğuşan yurttaşlara uzanan bir dost eldir. Ve yan komşusundan habersiz kendi derdi ile hemhal, buhran geçiren metropol insanları için vahada ikram edilen bir bardak su ferahlığındadır. “Biz” diyebilmek ve o doğrultuda hareket edebilmek yüksek bilinç gerektirir. İşte o bilinçle hareket eden Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş ve ekibini tüm kalbimle kutluyorum.
Öteki ile bağ kurabilmek
İçinde bulunduğumuz çağ, yaşanan sorunlar iklim krizine bağlı karşı karşıya kaldığımız doğal afetlerle, her gün bir uçak dolusu insan COVİD19 nedeniyle aramızdan ayrılırken, bildik ezberlerin alt üst edilmesi gerekliliği ile karşı karşıya kaldık. “Modern” insanın en büyük çıkmazı olan yalnızlık hissi duvarlara çarparak yankılandı aslında. Bir belediyeden tutun bir meslek odası, cemiyet ya da derneğe kadar tüm oluşumların “öteki” ile ne kadar bağ kurabildiğidir artık farkındalık yaratan. “Öteki” o kadar kalabalık ki Türkiye nüfusunun yarısına tekabül etmekte. Ve artık kolektif bilinç taşımayan tek adam otoritesine bağlı, “yönetişim”i beceremeyenlerin sorgulandığı ve daha çok sorgulanacağı bir dönemdeyiz. Bu umutlu bir durum. Bu umut diğer belediye başkanlarına da örnek olmalı.
Ankara Örnek Olmalı
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin birtakım çalışmaları da başarılı ama kitlelerle buluşma noktasında bazı sakat noktalar bulunmakta. Antalya’da Akdeniz Üniversitesi ana yerleşkesine yakınlığı ile tercih ettiği Meltem Mahallesi’nde bir ev kiralamak isteyen öğrencilerin “danaya girer gibi” güç birliği yaptığı, dar gelirli ailelerin ekonomik anlamda çok daha fazla zorlandığı günlerdeyiz. ABB’nin 2017’de Başkan Menderes Türel döneminde ANTEPE tarafından başlatılan 1296 öğrenciye hizmet edecek yurt inşaatı ne alemdedir, tamamlandı mı örneğin? Süregelen hizmetlerin yanı sıra kitlelerin özellikle gençlerin ve çocukların akut sorunlarına geliştirilecek hizmet açılımları yapmak, bu tip sorunlara kafa yormak çözüm geliştirebilmek gerekmekte. Ankara örneğinde de görüldüğü üzere fark ancak böyle mümkün. Velhasıl, umudumuzu yeşerttiğin ve ben değil biz dediğin dev billboardlarda fiyakalı fotoğraflar yerine “kentlilik ve bir olma” duygusunun yansıması olan hizmetleri anlattığın için ayrıca teşekkürler Sayın Başkan Mansur Yavaş. Son olarak Z kuşağının ilgi sınırları içine billboardlardaki fiyakalı başkan görsellerinin girmediğini de söylemek isterim.










