Ayna

Aşkı Sandıklara Kaldırdık

Güneşli, huzurlu bir bahar gününde aşka dair iki kelam etmek istiyorum bu hafta. Ruhunu aşka emanet edenlere kalpten selam olsun. Her an, her yerde, farklı sosyal konum ve statülere sahip binlerce kişi benzer hikâyelerin içinde yer alıyor. İlişki biçimlerimiz ve aşka bakış açımız eskiye göre oldukça değişti. Artık mektup yazmak yerine mesaj çekiyor, telefon açıp konuşmak yerine çağrı atıyoruz; aşkı da o kadar hızlı tüketiyoruz. Bir şarkıda dile getirildiği gibi: ‘Aşkı sandıklara kaldırdık, üstüne yükler yükledik’ durumunu yaşıyoruz. Her şeyi olduğu gibi, duyguları da hızla tüketiyoruz. Bu hızlı tüketim ruhlarımızda da kalıcı hasarlar bırakıyor.

Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir Can Dündar röportajı beni yine bu hislerimle yüz yüze getirdi. Öte yandan, iş yerime gelen kadın profillerinden yola çıkarak gözlemledim ki aşklar, ilişkiler hepsi renkli ambalaj kutularına sarılmış çikletler gibi sahte. Evlilikler ise sevgisizlik ve sadakatsizlik üzerine kurulu. Hani olur ya, ‘Bu kadın kesinlikle öyle bir şey yapmaz’ dediğiniz cinste bir kadın bile eşini rahatça aldatıyor ya da evli bir erkeğin ikinci kadını olabiliyor. Bazen afallayıp ‘İşte bittiğim an bu andır’ moduna geçiyorum, elbette kendi iradem dışında. Ama hepsi gerçek. Can Dündar’ın dediği gibi: ‘Aşksız nikâhlar, nikahsız aşklar yaratır.’ Durum da bu cümleden ibaret bir hal alıyor. Artık kimsenin derin bir ilişki yürütmeye, karşısındakini tüm yönleriyle tanımaya niyeti yok. Günlük tüketimler esas. Bu durum ilişkilerin ömrünü hayli kısaltıyor. İnsanlar kurdukları ilişkilerin niteliği yerine niceliği ile övünüyor. Arkadaş sohbetlerinde hava atma aracı haline gelen bu kişiler bir bir sıralanıyor. İfade etmekte fayda var ki; ilişkilerin devamlılık kazanamamasında erkekler kadar kadınlar da suçlu. Kadınlar, bir ilişkiden rahatça sıyrılabiliyor. Yine Dündar’ın dediği gibi, ihanetin de, sadakatin de adresi kadınlar. İki duyguyu da en üst seviyede hissettiren bizleriz. ‘Aldatan kadınların’ özelliklerinden oluşan bir liste hazırlamak ise olanaksız, çünkü her kadın, imkânları ve hayat standartları çerçevesinde bir ihanetin başrol oyuncusu olabilir.

Can Dündar’dan bir alıntı ile konuyu bağlamak istiyorum: ‘Bir kompozisyon yarışmasında çocuklara aşkı tarif ettirmişler. Kazanan tarifi hatırlıyorum: “Dedem babaannemin ayak tırnaklarını boyuyor; aşk budur işte,” demişti bir çocuk…’ İnsan, zamanla ilişkinin kıymetini bilmeyi, sürmesi için emek vermeyi öğreniyor. Ve bazı ağaçlar, yaprak döktükçe daha iyi meyve veriyor. İşte durum bundan ibaret; ötesinde ne söylenebilir ki… Aşk o yaşta da eşinizin tırnaklarına oje sürebilmek demek.

Son Yazılarım

Kartalkaya

Kartalkaya

Olguları karartan algı operasyonları Kara karışan is kokusu ile Kartalkaya “Bizim Büyük Çaresizliğimiz”  Barış Bıçakçı’nın eserinden uyarlanan ve erken yaşta kaybettiğimiz önemli sinemacılardan Seyfi Teoman’ın yönetmen koltuğunda olduğu filme atıfla içim yanarak bir...

Şiir Anneye 2 – Nilüfer Belediyesi

Şiir Anneye 2 – Nilüfer Belediyesi

-Leben-                                                                                                                                    Antalya,10.08.2021 Merhaba şiir anne, Yazarak olmaya ve oldurmaya çalışmak bir tercih meselesi. Bu tercihte bulunanlar bazı...

Şiir Anneye – Nilüfer Belediyesi

Şiir Anneye – Nilüfer Belediyesi

-Leben-                                                                                                                                  Antalya,10.08.2021 Merhaba şiir anne, Kahvemi almak için mutfağın yolunu tuttum. O şifalı dizeleri okurken suyun kaynamasını...

Manavgat ve İs Kokusuna Karışan Acı

Manavgat ve İs Kokusuna Karışan Acı

  Yüzyılın tehlikesi küresel ısınma her gün başka şekillerde başka afetlerle yüzünü göstermekte. Aşı ve mülteci karşıtları arasında sıkışıp kaldığımız +40 derece sıcakta yaşam mücadelesi sürerken, ülkenin dört bir yanından yükselen alevlerle sarsıldık. 17 ilde 58...

Elif Mir – Hayat Dergisi

Elif Mir – Hayat Dergisi

  Basın danışmanı gazeteci meslektaşımız Elif Mirmahmutoğlu’un sizlere tanıtmak istiyoruz. Güler yüzlü ve çalışkanlığı ile meslektaşları arasında da sevilen ve takdir edilen Elif Mirmahmutoğlu’nun bilinmeyen yönlerini ve mesleğe dair her şeyi sizler için...

Yaşayan antik kent Kaleiçi, hikayelerini anlatıyor

Yaşayan antik kent Kaleiçi, hikayelerini anlatıyor

Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, Kaleiçi’nde gündelik yaşamın tarihini sandıklardan çıkardı,özel bir belgesel çalışmayla bugüne taşıdı. HafızaMekanları ve Kültürel Miras-Antalya Kaleiçi Evleri projesiyle yaşayan antik kentte evlerin tarihinin anlatıldığı çalışma, 7....

Yavşaklık Virüsü

Yavşaklık Virüsü

  Çok efendi, harika bir çocuk tanıyordum. Uzun süre görmeyince ortak bir tanıdığıma sordum. “Hiç sorma” dedi tanıdık; “seninki çok değişti, yavşaklarla takıla takıla, yavşağın teki oldu.” Yavşak bit yavrusu demek. Argodaki kullanımını nasıl tarif edebilirim:...

Islak Çorap Kokan Bir Odadayız

Islak Çorap Kokan Bir Odadayız

Hikâyeye uzaktan bakmak istediği dönemleri olur insanın. Günlük telaşın altında ezildiği veyahut stresin yarattığı tozları halının altına süpürdüğü günleri, yılları olur bazen insanın. Ama toz bulutu gün gelir artık halının altına sığmaz olur. Islak çorap kokan bir...

Yaşa Yaşa Gör Temaşa

Yaşa Yaşa Gör Temaşa

Türkiye basın tarihinde son 20 yıl ve makbul olan gazeteci tipi Kuzey Avrupa’da yaşamadığımız için adrenalin bizim için çay gibi bir şey. Günde 12 doza yakın adrenalin almazsak ruhumuz azapta. Çanlar çalmaya devam ediyor virüs Türkiye tipi yayılmacı haliyle AVM’lerde...

Turnusol Kağıdı

Turnusol Kağıdı

Turnusol kağıdı AİHM ve Barolar Bazen bazı olaylar turnusol kağıdı işlevi görür. Günlük hayatımızda da sıkça yaşarız da sonradan fark ederiz aslında olup biteni... Canımlı gülümlü ileri derece samimi bir akraba ya da arkadaştan bir gün borç istemeye gör ya da hak...

Sosyal Medya