BOŞLUK

Hayat tesadüfler midir? Yoksa tesadüf diye bir şey yok mudur? Bilemiyorum bilen var mı o konuda da hiçbir fikrim yok.  Salim kafa ile düne bakınca günde zuhur eden hadiseleri daha iyi anlayabiliyor insan dediğin gün  biriktirdikçe daha bir anlam kazanıyor sanki her şey  bir aydınlanma yaşıyorsun.  3- 5 gündür dönüp dolaşıp aynı şarkıyı dinler oldum. İsmi ‘Boşluk’. Diyor ki; ‘Bunu kitaplar yazmaz , belki hüznünden okunur.. Eksik kalır ömrüm dediğin insan insanın boşluğudur…’  Öyle uzun uzun dalmaya meyil veren, alıp götüren bir yaz akşamı Ege kıyılarında hafif bir serinlikle ince bir hırkaya ihtiyaç duyar gibi sevdim şarkıyı. Hüsnü Arkan söylüyor, klip zaten bir ayrı güzel sözlerini kimin yazdığın öğrenmeye 3 günde vakit buldum gün yoğunluğundan. Öğrendiğim de de yeniden tesadüfler üstüne düşündüm.  “İnsan insanın boşluğudur”. Güne başlıyor ışık hızı ile tamamlıyor bazen strese bağlı gülme krizleri yaşarken zihnimden hep aynı cümleler geçiyor. “İnsan insanın boşluğudur” Bunu an be an yaşıyorum esasen her an, herşeyde, her yerde  .Aylar süren karantina döneminden sonra normalleşmeye balıklama daldığımız şu günlerde  her anlamda özen ve farkındalık yaratan şeyin ‘İnsan’ olduğu gerçeğini bir kez daha anımasadık sanki. Meydanlar, mekanlar insanla güzel… Kozalarımızda yalnız kaldık, ölçtük biçtik, düşündük, muhakeme ettik hayatımızı önceliklerimizi gözden geçirdik sonra mesafeleri koruyarak buluştuk. Buluşma; sosyal ekonomik psikolojik her anlamda zaruri idi bence. İnsan odaklı bir sektörde hizmetin mükemmelliği anlamında çabalayan bir grupta mesaim var.  Arada keçilerle sohbet ediyorum neyse ki dağ keçilerini görebilme şansım var.   Arada mecburiyetten yolum düştüğü zaman AVM restoranlarında uzun uzun masaları izler her filmin oyuncularını dramlarını görür hayatıma şükreder dönerdim bunu daha sonraları hastane koridorlarında bin şükürle yaptım. Şimdi bazen okuduğum bir yorumda, bir telefon konuşmasında keçilerin yanından geçerken kısa bir iş sohbetinde anlık kısa fragmanlar izliyorum. İnsanların sosyal ortamları bir arada olmayı nitelikli sohbet ve samimiyeti özlediğini gözlemliyorum farkındalık yaratının sadece insanla, onun tavrıyla mümkün olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar digital alışveriş sitelerinin reklamları prime time reklam kuşaklarının lideri olmaya aday olsa bir çiçekçi sitesi televizyondan, terliğe Çarşamba pazarı gibi her şeyi satar olduğunu duyursa da bireysel medyalarımız ve alışveriş listelerimiz her geçen gün bir adım daha güçlense de insan insanı arıyor bu hüzünlü bir yol alış.  Evde çekirdek ailesine kenetlenen insan, artık daha digital daha yalnız sosyal kalabalıkları var digital cemiyet hayatları, online toplantılar takipçi ve beğeni sayıları.  Her şeyimiz digital artık attığımız adımları, bize su içmemiz gerektiğini hatırlatan uygulamalar. Ama bunların hiçbiri insanın yarattığı boşluğu doldurmak için yeterli değil. Son günlerde bunu görüyor yaşıyor hissediyorum. Aslından berrak samimi paylaşımlara daha çok ihtiyacımız var. “Boşluk” şarkısı beni alırken benden bir misafir sohbetinde keçilere bakarken aklımdan geçenlerin söze dökülmüş hali belki de bu satırlar. Şarkının sözleri Mahmut Çınar’a ait. Barış diyen, kedileri seven, otuna köküne evrensel duruşuna saygı duyduğumuz bir İletişim akademisyeni kendisi. Bir öğretmen çocuğu olmasına mütevellit erken yaşta mutfakta mesaisi uzun olmuş. Hayır hayat hikayesini anlattığı bir röportaj falan okumadım.  Yayla evinde annemin kendisi gibi ufku derya deniz komşusu emekli bir öğretmen hanımefendi ile sohbet ederken ‘Benim doğum kilosu rekorumu kimse geçemez. Hatta öyle ki Tatvan’daki klinikteki sağlık çalışanları ‘Bu yeni doğan olamaz 5 kg  bunu direk 3 aylık bebeklerin yanına alalım’  demişler biliyor musunuz Sabahat Teyze” demiştim.  Nasıl gülmüştük dolu dolu sonra benim rekorumu kıran ve aynı klinkte doğan oğlundan bahsetti. Tabi bir hemşerilik mevzu bahis.   Zat-ı muhteremin iletişim alanında bilimsel çalışmalar yapan insanlardan biri olduğunu öğrenmemin üzerinden sanırım 5 yıl geçti. Üstüne bir de müzik yapıyor üstüne hayat an zaman üzerine ruhuma ilaç olan ‘Boşluk’ şarkısını yazıyor. İyi ki de yazıyor doğum rekorumu egale eden Sayın Mahmut Çınar’a sonsuz teşekkürlerle ve tabi ki Sayın  Hüsnü Arkan’a ve  emeği geçen herkese… Ben o şarkıya meftun;  insanı ,çiçek sepetini, keçileri ,yalnızlığın krallığını,  samimi iletişim ortamının eksikliğinin insan bünyesindeki etkilerini düşünüyorum. Tesadüf mü bilemiyorum.. Hayat tesadüf müdür?  Yoksa tesadüf diye bir şey yok mudur?  Velhasıl; ‘Eksik kalıyor ömrüm dediğin…’

Son Yazılarım

Kartalkaya

Kartalkaya

Olguları karartan algı operasyonları Kara karışan is kokusu ile Kartalkaya “Bizim Büyük Çaresizliğimiz”  Barış Bıçakçı’nın eserinden uyarlanan ve erken yaşta kaybettiğimiz önemli sinemacılardan Seyfi Teoman’ın yönetmen koltuğunda olduğu filme atıfla içim yanarak bir...

Şiir Anneye 2 – Nilüfer Belediyesi

Şiir Anneye 2 – Nilüfer Belediyesi

-Leben-                                                                                                                                    Antalya,10.08.2021 Merhaba şiir anne, Yazarak olmaya ve oldurmaya çalışmak bir tercih meselesi. Bu tercihte bulunanlar bazı...

Şiir Anneye – Nilüfer Belediyesi

Şiir Anneye – Nilüfer Belediyesi

-Leben-                                                                                                                                  Antalya,10.08.2021 Merhaba şiir anne, Kahvemi almak için mutfağın yolunu tuttum. O şifalı dizeleri okurken suyun kaynamasını...

Manavgat ve İs Kokusuna Karışan Acı

Manavgat ve İs Kokusuna Karışan Acı

  Yüzyılın tehlikesi küresel ısınma her gün başka şekillerde başka afetlerle yüzünü göstermekte. Aşı ve mülteci karşıtları arasında sıkışıp kaldığımız +40 derece sıcakta yaşam mücadelesi sürerken, ülkenin dört bir yanından yükselen alevlerle sarsıldık. 17 ilde 58...

Elif Mir – Hayat Dergisi

Elif Mir – Hayat Dergisi

  Basın danışmanı gazeteci meslektaşımız Elif Mirmahmutoğlu’un sizlere tanıtmak istiyoruz. Güler yüzlü ve çalışkanlığı ile meslektaşları arasında da sevilen ve takdir edilen Elif Mirmahmutoğlu’nun bilinmeyen yönlerini ve mesleğe dair her şeyi sizler için...

Yaşayan antik kent Kaleiçi, hikayelerini anlatıyor

Yaşayan antik kent Kaleiçi, hikayelerini anlatıyor

Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, Kaleiçi’nde gündelik yaşamın tarihini sandıklardan çıkardı,özel bir belgesel çalışmayla bugüne taşıdı. HafızaMekanları ve Kültürel Miras-Antalya Kaleiçi Evleri projesiyle yaşayan antik kentte evlerin tarihinin anlatıldığı çalışma, 7....

Yavşaklık Virüsü

Yavşaklık Virüsü

  Çok efendi, harika bir çocuk tanıyordum. Uzun süre görmeyince ortak bir tanıdığıma sordum. “Hiç sorma” dedi tanıdık; “seninki çok değişti, yavşaklarla takıla takıla, yavşağın teki oldu.” Yavşak bit yavrusu demek. Argodaki kullanımını nasıl tarif edebilirim:...

Islak Çorap Kokan Bir Odadayız

Islak Çorap Kokan Bir Odadayız

Hikâyeye uzaktan bakmak istediği dönemleri olur insanın. Günlük telaşın altında ezildiği veyahut stresin yarattığı tozları halının altına süpürdüğü günleri, yılları olur bazen insanın. Ama toz bulutu gün gelir artık halının altına sığmaz olur. Islak çorap kokan bir...

Yaşa Yaşa Gör Temaşa

Yaşa Yaşa Gör Temaşa

Türkiye basın tarihinde son 20 yıl ve makbul olan gazeteci tipi Kuzey Avrupa’da yaşamadığımız için adrenalin bizim için çay gibi bir şey. Günde 12 doza yakın adrenalin almazsak ruhumuz azapta. Çanlar çalmaya devam ediyor virüs Türkiye tipi yayılmacı haliyle AVM’lerde...

Turnusol Kağıdı

Turnusol Kağıdı

Turnusol kağıdı AİHM ve Barolar Bazen bazı olaylar turnusol kağıdı işlevi görür. Günlük hayatımızda da sıkça yaşarız da sonradan fark ederiz aslında olup biteni... Canımlı gülümlü ileri derece samimi bir akraba ya da arkadaştan bir gün borç istemeye gör ya da hak...

Sosyal Medya