“Gorbagor” meselesi, Kutlu Adalı ve “Karapara  Aşk”

“Timülüs” Latince bir sözcük, bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen isim. Örneklerini Orta Asya’da, Anadolu’da Meksika’da görmek mümkün. Yine “Gor” kelimesi de Kürtçe de aynı anlama gelen bir sözcük türbe, mezar anlamında. “İnsanın evi insanın gori” derler ev ve mezar ilişkisine güzel bir örnektir. Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in izlenme rekorları kıran videolarında yer alan isimlerin başına gelenler malum. “Birileri düğmeye bastı” klişesi tıkır tıkır işliyor desek yanlış olmaz. 20 yıl öncesine kadar otelde güvenlik görevlisi olan sonrasında kumarhane ve bahis kralı Halil Falyalı öldürüldü. Fiziki obezitesi kadar ticari obezitesindeki hacimli artışta hayli dikkat çekici Falya’lının. Değerli meslek büyüğüm Gökçer Tahincioğlu’nun konuyla ilgili T24’de yazdığı yazıyı okumanızı da tavsiye ederim. Dünü ve bugünü ile bağlantıları özetlemiş oya gibi işlemiş karanlık ilişkileri ve yaşananları. Falyalı’nın ölümü Gazeteci Kutlu Adalı cinayetini de bir kez daha gündeme getirdi. 1940-1950 arası Antalya’nın doğal güzelliklerine meftun olan burada yaşayan Adalı bu sevgisini en iyi anlatanlardan. Memleketi Lefkoşe’de öldürüldü Adalı, halen faili meçhul. Rahmetle anıyorum kendisini. Tüm zamanların en büyük aşkı ise; “Karapara”  AKP’nin kurucularından eski Başbakanlardan Binali Yıldırım’ın oğlunun kara para aşkını da anımsayınız ,mesele sadece Gülşen’in sahne kostümleri olamaz ki!! Ve biz bu aşk trafiğinde mezar üstüne mezar olanları izlerken bazılarına “Gorbagor olasınız” diyor, bazılarına ise rahmet okuyoruz.  Zira o “gor”a nasıl gittiğin mühim mevzu, ardında bıraktığın iz mühim mevzu. Gorbagor olmak bir beddua, kötü ruhluları anmak için kullanılan bir söz.

Susurluk Skandalı’ndan sonra yapılmayan muhasebelerin, sorulmayan hesapların o kara düzenin siyaset-ticaret eksenindeki izdüşümleri bugün yine masada. Balkonda 1 dakika karanlık eyleminde tencere tava çalan ergenlerden koca insanlara dönüştük memlekette ise aynı adaletsizlik, aynı çark, aynı düzen sürmekte. Ama artık Türkiye çok daha karanlık bir ülke. O gün Ömer Lütfi Topal, bugün Halil Falyalı. İsimler değişiyor sadece kara para aşkın emanetçileri kumar dünyasının patronları ve siyasilerle girift ilişkiler ise sürüyor. O günlerde, ki sene 1996 tencere tava çalarken elektriği kapatarak destek verilen eylemde artık düğmeyi kapatmaya gerek bile olmayabilir. Zira fahiş elektrik faturalarını ödemekte zorluk çeken milyonlar bir süre sonra otomatik olarak karanlığa gömülebilir. Geçen arkadaşlarla konuşmuştuk “Bakkal mumlarını” artık bulmak zor diye. Her türlü sosyal ekonomik düzeyde her hanede hissedilen ciddi bir krizin içindeyiz. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun sivil itaatsizlik çağrısı da bu sebepten. “Elektrik zamları geri çekilmeden faturamı ödemeyeceğim. Siz de ödemeyin” dedi, evinin salonundan yaptığı konuşmasında. Her gün 200’ü bulan vaka sayıları ölümler, tutamadığımız yaslar, tutulmayan yasların derin hıncı, siyasi tutsaklar, hak mahrumiyetleri önce bireyden başlamak üzere topluma sirayet eden bellek kaybı ortada.  Nasıl bir buhran içinde hisseden, gören, sorumluluk ve vicdan taşıyan yurttaşın hali vahim. Tahincioğlu’nun yazısında yer verdiği ifadeler de çarpıcı. ‘ KKTC’nin Türkiye’de iktidar tarafından benimsenmeyen eski Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da Falyalı’nın bağlantılarını anlatan isimlerden. Akıncı, önceki açıklamalarında şunları söyledi: “Kutlu Adalı cinayeti, benzeri birçok cinayetteki gibi, Türk devleti adına görev yapmakla yetkili kılınmış canavar ruhlu faşistlerin Türkiye’nin yeraltı-mafya örgütleri ile iş birliği içinde işledikleri yapılan açıklamalardan ortaya çıkmış bulunuyor. Artık tahmin değil yüzleşilmesi gereken gerçekle karşı karşıyayız”

Nihayetinde yüzleşme esas mesele. Mehmet Ağar, Süleyman Soylu, Erkam Yıldırım iddialar, yaşananlar cinayetler. Karanlık iklimin süregelen tezgâhları. Şahsi ve toplumsal olarak belleğimizi korumak, o belleği tazelemek ve dün ışığında gelişmeleri okumak şart. Yüzleşmeden yol almak imkânsız. Ve evet birilerine rahmet okurken, birilerine “Gorbagor olasın” diyeceğiz. Aldıkları ahlarla, verilemeyen hesaplarla fakir fukarasının parasını gasp edenler, yattıkları yerde bile rahat olamayacaklar. Mehmet Ağar nasıl can verecek merak ediyorum ben. Son sözüm ise muhalefete ilişkin. Bütüncül bir bakış açısı ile değerlendirmek sözsel ve eylemsel bir olma meselesi.  Kumarhaneli otellerin gözbebeği kumar borcundan dolayı Kıbrıs’taki otellerde defalarca sahne alan ve otel personelini bile dinlemekten bezdiren büyük sanatçı! Serdar Ortaç’ın borçları devlet bankası tarafından ertelenirken elektrik faturasını camlara asan esnafı düşüneceğiz. Ve Serdar Ortaç’ı kutlamalarına davet eden yerel yönetimleri de unutmayacağız yeri gelince bu yanlış hareketleri için uyaracağız. Bknz, Serdar Ortaç 28 Ekim 2021 de DSP’li başkanın yönettiği Kemer Belediyesi tarafından sahneye çıkarılmıştı.

Son Yazılarım

Kartalkaya

Kartalkaya

Olguları karartan algı operasyonları Kara karışan is kokusu ile Kartalkaya “Bizim Büyük Çaresizliğimiz”  Barış Bıçakçı’nın eserinden uyarlanan ve erken yaşta kaybettiğimiz önemli sinemacılardan Seyfi Teoman’ın yönetmen koltuğunda olduğu filme atıfla içim yanarak bir...

Şiir Anneye 2 – Nilüfer Belediyesi

Şiir Anneye 2 – Nilüfer Belediyesi

-Leben-                                                                                                                                    Antalya,10.08.2021 Merhaba şiir anne, Yazarak olmaya ve oldurmaya çalışmak bir tercih meselesi. Bu tercihte bulunanlar bazı...

Şiir Anneye – Nilüfer Belediyesi

Şiir Anneye – Nilüfer Belediyesi

-Leben-                                                                                                                                  Antalya,10.08.2021 Merhaba şiir anne, Kahvemi almak için mutfağın yolunu tuttum. O şifalı dizeleri okurken suyun kaynamasını...

Manavgat ve İs Kokusuna Karışan Acı

Manavgat ve İs Kokusuna Karışan Acı

  Yüzyılın tehlikesi küresel ısınma her gün başka şekillerde başka afetlerle yüzünü göstermekte. Aşı ve mülteci karşıtları arasında sıkışıp kaldığımız +40 derece sıcakta yaşam mücadelesi sürerken, ülkenin dört bir yanından yükselen alevlerle sarsıldık. 17 ilde 58...

Elif Mir – Hayat Dergisi

Elif Mir – Hayat Dergisi

  Basın danışmanı gazeteci meslektaşımız Elif Mirmahmutoğlu’un sizlere tanıtmak istiyoruz. Güler yüzlü ve çalışkanlığı ile meslektaşları arasında da sevilen ve takdir edilen Elif Mirmahmutoğlu’nun bilinmeyen yönlerini ve mesleğe dair her şeyi sizler için...

Yaşayan antik kent Kaleiçi, hikayelerini anlatıyor

Yaşayan antik kent Kaleiçi, hikayelerini anlatıyor

Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, Kaleiçi’nde gündelik yaşamın tarihini sandıklardan çıkardı,özel bir belgesel çalışmayla bugüne taşıdı. HafızaMekanları ve Kültürel Miras-Antalya Kaleiçi Evleri projesiyle yaşayan antik kentte evlerin tarihinin anlatıldığı çalışma, 7....

Yavşaklık Virüsü

Yavşaklık Virüsü

  Çok efendi, harika bir çocuk tanıyordum. Uzun süre görmeyince ortak bir tanıdığıma sordum. “Hiç sorma” dedi tanıdık; “seninki çok değişti, yavşaklarla takıla takıla, yavşağın teki oldu.” Yavşak bit yavrusu demek. Argodaki kullanımını nasıl tarif edebilirim:...

Islak Çorap Kokan Bir Odadayız

Islak Çorap Kokan Bir Odadayız

Hikâyeye uzaktan bakmak istediği dönemleri olur insanın. Günlük telaşın altında ezildiği veyahut stresin yarattığı tozları halının altına süpürdüğü günleri, yılları olur bazen insanın. Ama toz bulutu gün gelir artık halının altına sığmaz olur. Islak çorap kokan bir...

Yaşa Yaşa Gör Temaşa

Yaşa Yaşa Gör Temaşa

Türkiye basın tarihinde son 20 yıl ve makbul olan gazeteci tipi Kuzey Avrupa’da yaşamadığımız için adrenalin bizim için çay gibi bir şey. Günde 12 doza yakın adrenalin almazsak ruhumuz azapta. Çanlar çalmaya devam ediyor virüs Türkiye tipi yayılmacı haliyle AVM’lerde...

Turnusol Kağıdı

Turnusol Kağıdı

Turnusol kağıdı AİHM ve Barolar Bazen bazı olaylar turnusol kağıdı işlevi görür. Günlük hayatımızda da sıkça yaşarız da sonradan fark ederiz aslında olup biteni... Canımlı gülümlü ileri derece samimi bir akraba ya da arkadaştan bir gün borç istemeye gör ya da hak...

Sosyal Medya