Nasıl Heyecanlı Olmayayım ki Yunanistan

Evet Atina’dayız. Büyülü bir eyleme başlamaya hazırız. Sakin ve dingin  birkaç gün için buradayız adımlayacağımız birçok kaldırım, görmemiz gereken birçok sokak yüzlerinde yaşamları hakkında fikir yürüteceğimiz insanları göreceğiz. Nasıl heyecanlı olmayayım ki? Asırlar boyu binlerce medeniyete ev sahipliği yapan mitolojik efsanelerin ülkesi Yunanistan bilgeliğin felsefenin temelinin atıldığı ülkelerden. Türkiye’nin yakın komşu ülkelerinden. Uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğu  himayesinde kalan Yunanistan 19.yy. da imparatorluktan ayrılarak kurulan 28 yeni devletten biri . Yunanistan 1981’den biri AB, 1952’den beri NATO, 1961’den beri OECD 1995’den beri Batı Avrupa Birliği ve 2005 ‘den beri Avrupa Uzay Ajansı üyesi. Atina ülkenin başkenti ; Selanik , Patlas, Kandiye, Valos, Yanya, Kavala ve Vodina ülkenin diğer büyükşehirleri arasında. Son yıllarda ekonomik krizle boğuşan ve AB’nin diğer ülkeleri tarafından sıkça eleştiri konusu olan Yunanistan’a İzmir’den hareket ediyoruz. Evet Atina’dayız. Büyülü bir eyleme başlamaya hazırız. Sakin ve dingin birkaç gün için buradayız. Adımlayacağımız daha çok kaldırım, görmemiz gereken sokaklar, yüzlerinde yaşamları hakkında fikir yürüteceğimiz insanları izleyeceğiz. Nasıl heyecanlı olmayalım ki?

Yeni ve hiç gitmediğin bir ülkeye gidiyor  olmanın heyecanıyla iniyoruz uçaktan. “Bilmediğin bir şehrin sokaklarında yürümek büyülü bir eylem” diyen bir yol ve edebiyat dostunun cümlesi geliyor aklıma. Metrodan inip kentin en renkli ve en hareketli meydanına doğru yol alıyoruz. Sintegma Meydanı “Meydanlar kentlerin yaşam alanları kentlerin kalbi” diyebiliriz. Coşkulu kalabalık arkamızda tarihi Atina Parlemento Binası.. Ve tabi ki meydanların vazgeçilmezleri seyyar satıcılar. Oradan da simitçiler var, Taksim Meydan’ndaki gibi güvercinler var, biliyoruz ki onlar kadrolu orada. Meydanın her türlü ritüeline hakim meydanın sahipleri onlar. Cumhuriyet Meydan’ından büyük Taksim’den sanki biraz küçük. Tanınmadığın bir kentte turist olmanın verdiği coşkuyla izleyerek yola koyuluyoruz. Ama  şunu da belirtmek lazım ülkede yaşanan ekonomik kriz ne yazık ki kentteki suç oranını tetiklemiş ve hırsızlıklar kapkaç olayları diz boyu.

Düşünsenize, böyle bir olay yaşamak hem dilini tam da bilmediğin bir kabus. Aynı zamanda enteresan bir deneyimleme, esrarengiz bir tatilin  kapılarını açıyor insana. Sonra ver elini karakollar ver elini konsolosluk …Tabi pasaportlar kaybetmemek o an sevinç duyulacak en güzel olay. Bir AB ülkesi Yunanistan’da polis merkezleri ve karakolların durumu ise bir hayal kırıklığı gibi. 1970 1980 lerdeki karakollarımızı anımsatan dar odalar, sigara dumanı altında eski dolaplar her gün binlerce kişinin o kapıları aşındırdığının canlı bir kanıtı gibi duruyor. Ama Türk Yunan dostluğuyla büyümüş Türkleri ve Türkiyelileri kardeş bilmiş dost insanların varlığı da tatili yaşanır hale getirebiliyor. O an bir mucize gibi karşına çıkan o dostlar senin kişisel tarihinde çok özel bir yer ediniyor haliyle ve kalbinde  kadrolu bir demet şükran demeti oluyor o insana ya da insanlara karşı.Atina’da “Atina Acropolis” izlemek tarihi bir yolculuğa çıkmak gibi.

152 metre yükseklikte 270 150 boyutlarında bir kayalık olan Atina Akropolisine MÖ 3000 yılında evler ve bir saray yapılmış .M.Ö 5 yy da ise devlet adamı Periklas tarafından yapılan ve büyük ölçüde korunmuş mistik bir yapı. İşte o Akropolis’i izlerken ve dev sütünlar arasında dolaşırken Zeus’u düşünmemek mümkün olabilir mi? Tabii ki olmuyor. Öyle gidiyorsun içinde asırlar boyu sonra geliyorsun Atina’dasın. İnsanlar gülüyor yol boyu ama korna sesleri de var aynen Türkiye’deki gibi. Komşuluğumuz ve kültürlerin kaynaşması her yere yansımış. Öte yandan ekonomik krize bağlı olarak televizyon dizilerinin çekilmemesi ve Türk televizyon sektörünün gelişimine bağlı olarak Türk dizilerinin Yunanistan’da bir hayli popüler olması da başka bir gerçek. Otel lobilerinde kafelerde Türk dizileri izleniyor. Yunanlar oturma odalarının başköşesinde Türk dizileriyle belki de Türkiye’ye dair yorumlarını yeniden yapıyor ve komşu ülkelerini daha yakından tanıyorlar .Sokakta konuştuğumuz insanların ortak konularından biri de “Muhteşem Süleyman” “Karadayı”dizisi.

Öte yandan Yunanistan da yaşayan Türkler de Türk dizilerinin popüler olmasından büyük haz duyuyor . Sohbetlerimizde dizilerin Türklere ve Türkiye’ye bakışları pozitif anlamda etkilediği vurgusu sıkça yapılıyor. İşte küreselleşen dünya ve iletişim devrimi yıllar yılı yerleşen algıları  nasıl da değiştirebiliyor nasıl da farklı ufuklar açabiliyor. Atina’da “Plaka” mutlaka görülmesi gereken bir yer. Plaka hediyelik eşyaları şık restoranlarıyla her bütçeye uygun mekanlarıyla kentin en canlı eğlence noktası. . Ve şunu da söylemek lazım gelir her ne kadar Türkiye ile çok benzer refleksleri olsa da Yunanistan bir Avrupa ülkesi lakin kadınlar sokaklarda çok daha özgür çok daha güvenli yürüyor adımları kararlı. Toplumsal cinsiyet ayrımcılığını hissetmemek bile insanın ruhuna iyi geliyor doğrusu. Öte yanda kentte belirgin derecede mülteciler var. Senagalli işçiler kentin her yerinde ya canlı müzikler yaparak ya da hediyelik eşyalar satarak hayata tutunmaya çalışıyor. Sonraki adresimiz ise hepimizin gönlünde bambaşka yeri olan “Selanik” Ulu önder Mustafa Kemal’in dünyaya gözlerini açtığı kent.

Selanik ülkenin en büyük şehirlerinden biri. Üniversite öğrencilerini çokluğu kordona benzer cıvıl cıvıl sahiliyle İzmirimsi bir şehir Selanik. Kentin bende yarattığı ilk duygu ise huzur. Ve bugün konsolosluk binası ile iç içe olan Atamızın doğduğu ev. 6-7 EYLÜL olayları sırasında saldırılardan özenle korunan Atanın pembe köşkü kentin merkezinde etrafı ise yüksek parmaklıklarla çevrili. Orada olmak kurtuluş savaşının fikirsel temellerinin atıldığı Selanik te olmak okuduğun satırların somutlaştırılmış resimlerini izlemek gibi. Türkiye den gelmenin Türkiyeli olmanın tepkisini Atina’da hissetmezken Selanik’te insanların belirgin bir mesafesi var bizlere. Konuşmalarda bunu hissediyorsun.  Kavala da eşsiz lezzetteki kurabiyeleri ile eski doğu bloku ülkelerini havasını taşıyan bir kent. Öte yandan şehirde birkaç yerde üstünde kuzeyi kanlara bulanmış bir Kıbrıs haritası ve “Remember Cyprus” yazısı bulunan tabela yer alır. Kanlı tabelayı kaldırmama sebebi inat olsa gerek diye hissettiğimiz Kavala gemilerin uğrak yeri olan masmavi bir kent.  Yunanistan’nın bu 3 kentini görebilmenin ve her görüşün içsel bir zenginleşmeye verdiği katkının tebessümünü kendimize saklamadan yollara vuruyoruz kendimizi yine karayolu ile İstanbul’a dönüyoruz. İki katlı bir otobüsün üst katında köşede çevremizdeki yeşile teslim içimizdeki maviye meftun uzun bir yolu daha iç huzuru ile gümrük kapısına varıyoruz dünü güne bağlıyoruz. Uzoyuda aç karnına içmemek gerekir diyoruz.

Ekim 2013

AB Medya Antalya Life

Son Yazılarım

Kartalkaya

Kartalkaya

Olguları karartan algı operasyonları Kara karışan is kokusu ile Kartalkaya “Bizim Büyük Çaresizliğimiz”  Barış Bıçakçı’nın eserinden uyarlanan ve erken yaşta kaybettiğimiz önemli sinemacılardan Seyfi Teoman’ın yönetmen koltuğunda olduğu filme atıfla içim yanarak bir...

Şiir Anneye 2 – Nilüfer Belediyesi

Şiir Anneye 2 – Nilüfer Belediyesi

-Leben-                                                                                                                                    Antalya,10.08.2021 Merhaba şiir anne, Yazarak olmaya ve oldurmaya çalışmak bir tercih meselesi. Bu tercihte bulunanlar bazı...

Şiir Anneye – Nilüfer Belediyesi

Şiir Anneye – Nilüfer Belediyesi

-Leben-                                                                                                                                  Antalya,10.08.2021 Merhaba şiir anne, Kahvemi almak için mutfağın yolunu tuttum. O şifalı dizeleri okurken suyun kaynamasını...

Manavgat ve İs Kokusuna Karışan Acı

Manavgat ve İs Kokusuna Karışan Acı

  Yüzyılın tehlikesi küresel ısınma her gün başka şekillerde başka afetlerle yüzünü göstermekte. Aşı ve mülteci karşıtları arasında sıkışıp kaldığımız +40 derece sıcakta yaşam mücadelesi sürerken, ülkenin dört bir yanından yükselen alevlerle sarsıldık. 17 ilde 58...

Elif Mir – Hayat Dergisi

Elif Mir – Hayat Dergisi

  Basın danışmanı gazeteci meslektaşımız Elif Mirmahmutoğlu’un sizlere tanıtmak istiyoruz. Güler yüzlü ve çalışkanlığı ile meslektaşları arasında da sevilen ve takdir edilen Elif Mirmahmutoğlu’nun bilinmeyen yönlerini ve mesleğe dair her şeyi sizler için...

Yaşayan antik kent Kaleiçi, hikayelerini anlatıyor

Yaşayan antik kent Kaleiçi, hikayelerini anlatıyor

Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, Kaleiçi’nde gündelik yaşamın tarihini sandıklardan çıkardı,özel bir belgesel çalışmayla bugüne taşıdı. HafızaMekanları ve Kültürel Miras-Antalya Kaleiçi Evleri projesiyle yaşayan antik kentte evlerin tarihinin anlatıldığı çalışma, 7....

Yavşaklık Virüsü

Yavşaklık Virüsü

  Çok efendi, harika bir çocuk tanıyordum. Uzun süre görmeyince ortak bir tanıdığıma sordum. “Hiç sorma” dedi tanıdık; “seninki çok değişti, yavşaklarla takıla takıla, yavşağın teki oldu.” Yavşak bit yavrusu demek. Argodaki kullanımını nasıl tarif edebilirim:...

Islak Çorap Kokan Bir Odadayız

Islak Çorap Kokan Bir Odadayız

Hikâyeye uzaktan bakmak istediği dönemleri olur insanın. Günlük telaşın altında ezildiği veyahut stresin yarattığı tozları halının altına süpürdüğü günleri, yılları olur bazen insanın. Ama toz bulutu gün gelir artık halının altına sığmaz olur. Islak çorap kokan bir...

Yaşa Yaşa Gör Temaşa

Yaşa Yaşa Gör Temaşa

Türkiye basın tarihinde son 20 yıl ve makbul olan gazeteci tipi Kuzey Avrupa’da yaşamadığımız için adrenalin bizim için çay gibi bir şey. Günde 12 doza yakın adrenalin almazsak ruhumuz azapta. Çanlar çalmaya devam ediyor virüs Türkiye tipi yayılmacı haliyle AVM’lerde...

Turnusol Kağıdı

Turnusol Kağıdı

Turnusol kağıdı AİHM ve Barolar Bazen bazı olaylar turnusol kağıdı işlevi görür. Günlük hayatımızda da sıkça yaşarız da sonradan fark ederiz aslında olup biteni... Canımlı gülümlü ileri derece samimi bir akraba ya da arkadaştan bir gün borç istemeye gör ya da hak...

Sosyal Medya