Sosyal Seçmeler

 

Çünkü efenim bizlere dahil olmamak için direnç gösterenlere, en başta zaten direnç gösterenlere, kendini bile elif elifine bilmezken insan en büyük yolculuk kendi içine kesilen bilettir diyerek haddini bilenlere, birey olmanın en önemli unsurunun kişilik haklarına ve yaşam tercihlerine saygı olduğunun ayırdında olanlara, akıntıya kürek çekenlere “aman efenim bu akıntı hep aynı birakiniz değişmez” diye insanın hevesini kırmayanlara, aman efenim ay çok severim seni diyip arkadan bin ton dedikodu yapmayan kişilikli tüm disilere, tirmis bilen ve sevenlere , milletin yanında efendi uslu suya sabuna karışmaz gibi durup ta arkada dolap çevirmek için mesai harcamayanlara (ki bunlar baby face suratlı da olabilir ama içlerinden zift akar) arkadaşının dostunun mutluluğu ve başarısı ile sevinebilenlere (şükür az da olsa var o tiplerden) sırt çantası ile seyahat etmeyi sevenlere ama 2 günlük yere bile giderken valizine 2 ayakkabı sığdırabilenlere, çocukları yere düşünce olsun düşmek iyidir kalkmak için diyebilen evham manyağı olmayan annelere, sahafları sevenlere , alıntı yaparken yazan kişiye saygı gösterenlere , en büyük sitcom dizinin hali hazırda içinde olduğumuzu bilenlere ,kıtlama çay icenlere, soğanlı yumurta sevenlere , Gülümser gibi yaparken kıskançlık okları ile hedefe seni koymayıp migren sebebi olmayanlara , dünyanın en güzel domatesi antalyadadır diyenlere Günaydın olsun ..söyle ki ; herkesin hayatını nasıl yaşaması gerektiğini elifi elifine bildiğini sanmak gaflettir o cümleleri sürekli kuranlara gün aydın olmaz olamaz ki:)))

—————————————

Kontör yüklemesi yapın hiç olmadı tarifeliye geçin onda sorun yok ama kimseye ederinden fazla değer yüklemeyin. ALLAH muhafaza fazla yüklediniz diyelim sonra geri almak isterseniz de siz kabahatli olursunuz.Kabahatlar kAnunun bilmem kaçıncı maddesine göre falanlar filanlar. ..sonra hatırlarsınız evet o replik turist Ömer sorar “Bu da mı gol değil hakim bey” diye hayıflanmalar filan ..lakin o da gereksiz şike var ise oyuncular kurgu hakem satılmış statta jeneratör yok ise biz rezil oluyorsak cümle aleme neye yarar mis gol UEFA temsilcimiz Şenez Erzik vardı dimi berrak hafızam beni yanıltmıyor ise :)) e alaka yine kel alaka ama o da kel idi sanırsam .ALLAHTAN bir vicdani duruş olan “çarşı” var .. Çarşı rezilliğimiz temize çeken mühim bir değer ha işte onlara değer verilir:)) neyse kontör yükleyin siz mesaj bu ederi kadar diye şarkılar dahi var:))) # değer yüklemesi ali Lidar # üst yazı ise tamamen elif mir olan şahsıma ait##

—————————————

Kötülüğün yolu yakındır kolay ulaşılır ona. İyiliğin önüne ise alınteri ve vicdan koymuştur Tanrı. (PLATON)

-Şimdi seher vakti. Sıyrıl gafletin gecesinden. Sehere aç gözlerini. Rabbine aç kalbini. Uyan. Uyan ve an seni hiç unutmayan Rabbini. Herkes unutsa bile seni unutmayan Rabbini herkesin O’nu unuttuğu anda an, kalk! Kalk ve miracına eşlik et En Sevgilinin. Şimdi sabah namazı vakti…(MEVLANA)

EKMEK-TESADÜFLER-SABAH EZANLARI.. SABAH OLDU YİNE VLIIII

KEK… EKMEK… evler vardır.. bir kış günü mercimek çorbası kokusunun her yere sindiği.. evler vardır kek kokusuyla anılan.. evleri ev yapan bu kokulardır belki de.. evlerimiz kocaman ama daha az kek yapıyoruz.. tüketim sektörü ve koşullar daha çok hazır kek yemeye vurgu yapıyor.. ben buna çok üzülüyorum mesala.. ekmek kokusu mesala… naiftir, insana umut verebilir anımsattıkları çoktur tozlu,bulanık ama bazen de 24 ayar gibi parlayan zihin arşivlerimizde… ben mesela; Ramazan günlerini anımsarım balkonda top atılsın diye beklerdik ama öncesinde Seferoğlu’ndan sıcak ekmek alınırdı o kuyruk…geçmek bilmeyen dakikalar… (Bknz: Seferoğlu Fırını Antalya Kemiklik Mah. en eski fırınlarından)Evet evet kokular tesir ederler bünyeye.. KOKULAR insanların ruh hallerine bire bir tesir ederler ötesi yok bu sabit harbiden…..babaanneme gideceğim demiştim gittim boş bi anımda esasen boş bi anımda yokta yolumu düşürdüm ..sonra bi bakmışım ki oradayım.. EVET ORADAYDIM..nasıl bir yer orası ya.. ara ara gitmeli görmeli diye tavsiye etmemek elde değil her insan olana.. MEZARLIKLARI unutmayın derim ben… gerisi size kalmış ben dedim ve noktaladım..

Sabah EZANLARI ve tesadüfler; yolculuklar yalnızlığı da beraberinde getirir… ne kadar şeffaflaşırsan içindeki hakikatle o kadar barışırsın.. ne diyorum, ne diyorum yani şunu diyorum?? içindeki kalabalıkları tek tek dinlemen, muhakeme etmen gerekir sabah ezanları bunun için eşsiz bir fırsat olabilir.. o ilahi sesi ya da verdiği duyguyu ifade etmek bu biçare kulun haddi de değil ayrıca… tesadüfler sevilir.. film de demişler ya hatta filme isim vermiş “AŞK TESADÜFLERİ SEVER” diye.. tesadüf boyutu sinemasal kurgu ile biraz abartılsa da hoş filmdir sevilir yani yine de… bir de şebnem ferah söylememiş miydi o şarkıyı “HOŞÇAKAL”.. da sağlam şarkıdır ama.. “Bu garip bir veda olacak -Çünkü aslında hep içimdesin -Ne kadar uzağa gitsem de -Gittiğim her yerde benimlesin “..

Platon’dan gir, Mevlana’yla devam et,fırına uğra Şebnem Ferah’la sonlandır… o’DA İYİYMİŞ.. elif MİR şaşırıyorum sana cümlelerin kurguların şaşırtıyor beni….

—————————————

Bir insan ne zaman ölür?” sorusuna Romalılar, eski bir taş yazıtta şöyle yanıt vermişler: “Onu en son anan insan öldüğü zaman”….

ACIBADEM VLIII/// sabah olmuş yine…

ACI BADEM kurabiyesi görmek bir pastanenin vitrininde acıtır mı insanın içini? Acıtır acıtabilir… Bu herkese kısmet olmaz öte yandan da yani böylesi küçük bir beslenme maddesine anlam yüklemek ve acımak… millet vefa’yı sadece bir semt adı olarak biliyor artık .. gülten akın’nın söylediği gibi “Ah Kimsenin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya” …ANLAM YÜKLEMEK başlı başına zor ya o değil de zaten ANLAM zor.. İSMİM ELİF SOYİSMİM MİR’le başlıyor… İKİSİ DE ince, uzun teklik ,baş olmak anlamlarını içeren kelimeler.. ruhuma sızmış bir incelik… ince ince sızlamak belki de… KABA KARA bir dünyada ince ince sızlamak nasıl zordur bilen bilir. ee bilmeyen de bilmez… ismimin bir yansıması bir izdüşümü var günlerime.. güçlü resimde nce hazin bir sızı…yaşamak dediğimiz ne ki “yaşamak hızılı bir ölme biçimi “değil mi?? son tahlilde…

Olaylar olaylar… Bir kamu dairesinde fotokopi çektirme sırasında fotokopi makinasının bozulması ve görevlinin bu makina 5 yıldır tık dememişti demesi, fatura öderken sistemin bir an da gitmesi ve görevlinin “Siz geldiniz bi anda sistem gitti demesi” şahıs bakarak yüzüme kurşun döktürmeyi tavsiye etti bana.. Sonra beni düşünen bir dosta o an giden mesajım… düşündüğümden o an gelen mesaj… evrende bir telepati var.. şansım derya bazen aynen şanssızlığım gibi… her geçen gün daha da beyazlaşıyorum nedenini bilmiyorum… şeffaflaşıyorum sanki bir kristal… senin duru denizim benim demedim mi??? demiş miydim? belki de dedim.. yok demedim, diyemedim denmemeliydi denecek durum yoktu. neyse her neyse NEYSE

—————————————

SENİ GÜNLERE BÖLDÜM,SENİ AYLARA…

DAHA YILLARA, YÜZYILLARA BÖLECEĞİM…. EDİP CANSEVER))

(Ruh bedenden ayrılır beden toprak olur bir tutam ot biter üstünde

ruhlar ise sürdürür varlığını. Ruhun yansımalarıdır kalemini yürek sesleriyle oynatanların satırları.. Yürek seslere bembeyaz satırlara aktarılır sadece bir kalem aracılığı ile ve o satırlar hep kalır senin bedeninin gidişinin üzerinden yıllar yıllar geçse de ve bu samimiyeti hissedenler o satırlarla huzur bulanlar kalp sızılarını o satırlarla dindirmeye çalışanlar hatırlar her daim. Direnişlerini hayata karşı duruşlarını bir satırla savunur insanlar bazende.. O satır o şiirden alınır çoğunlukla… Kaleminde yüreğini taşıyan EDİP CANSEVER’in ölüm yıldönümü bugün.

Kelimelere samimi şiirleriyle can vermiş bir kalem ölebilir mi sizce? bence ÖLMEZ…

—————————————

(23 nisanda doğdu o)

aile bağları sevgi bağlarını da beraberinde getirmez bazen.. ha getirirse de kaymaklı ekmek kadayıfı olur orası ayrı bir keyiftir zaten:) yıllar önce bugün dünyaya gözlerini açan eşsiz bir insan var. o insan işte kan bağı olmadan gönül bağıyla bağlandığın insanlar vardır ya işte onlardan biri benim için… zaten o kadar bambaşka bir sevgiye mazhar ki kalbimde tarifi yok.. her insanın içinde trenler vardır bazı vagonlar boştur ve sahibini bekler.. bir gün hiç beklenmedik bir gün, o vagonun sahibi gelir oturur hatta oraya yerleşir.. göç etmek ne kadar güzelse bazen yerleşmekte öyle güzeldir. hali, tavrı, kalenderliği ,insanlığı, sohbetindeki derinliği, şu vicdansız dünyada hala merhamet taşıyan kalbi, çocuk saflığını koruduğu olgun fikirleri, farklılığı.. onu anlatmak zordur.. o sıcak bakışlarıyla ona bakarken hep onu beklediğini düşünürsün.. onu daha çok seversin her geçen günle.. ve bu insan benim demirbaşlarımdandır dersin.. kan bağın yoktur ama can bağın çoktur.. varlığını hayatıma her zaman bir hediye olarak gördüğüm can insan, candan yanan insan İYİ Kİ DOĞDUN İYİ Kİ VARSIN… kağıt helva arası yanık dondurma tadında seviyorum SENİ.

—————————————

Ali Rıza Mirmahmutoğlu: Kardeş kimdir? kim senin kardeşin olabilir? Kanbağı aynı zamanda sevgi bağını da beraberinde taşıyabilir mi? Bu sorgulamaları yaptığım zamanlar çok oldu ama her halükarda şanslı bir azınlıkta yer aldığımı düşündüm. Kardeş, CAN’dır. İlk gençlik yıllarında karşıt cins olmanın verdiği farklılıklarla tatlı tatlı didişmeler yaşansa da zaman ve yaşanmışlık bu olayları anlayışa dönüştürür. Kardeşlerini sadece kardeş kontenjanından değil, karakter ve duruş kontenjanından da sevmek süper bir duygudur. Gerçek kardeşler, senin yarana merhem olmaya çabalar dik durur, sertliğini hissettirmeden ama.. Yıllar önce bugün dünyaya gözlerini açan bu değerli kişilik, duruşu, tarzı, altın gibi kalbi,zekası esprili kişiliği pratik düşünme konusundaki yüksek derecesi, büyükle büyük küçükle küçük olabilen iletişim dehasıyla benim soyumdur. benim kardeşimdir. iyi ki doğdun kardeşim iyi ki varsın.. ve ben seni çok seviyorum tabi ki küçük boyunu da:)

—————————————

Elif Mir yazmış, güzel yazmış…

bazen başlangıçlar mutlu eder insanları.. bazen bitişler… bir insan gelirken de aydınlatabilir giderken de… bazen bir hastanede gelir mutluluk bulur seni, bazen bir otobüs durağında… ilişkiler bir sarmaldır, bir labirentte kaybolursun bazen.. ışık o kadar uzaktır ki bazen karanlıklarda boğulacağını düşünürsün.. ki ben en çok boğulmaktan korkarım nefessiz kalmaktan.. nefesimdir en mühimim, birde ağzımını tadı. hava almaktır hayat. yanında nefes alabildiğin insanlardır yol arkadaşların.. bazen bir insan ağızının tadı olur bazense midenin bulanmasına neden olur bir başkası.. Bazı isanlar gelişleriyle aydınlatır bazı insanlar gidişleriyle…bir gidişte bayram havası verebilir bazen bu sende bitmiş olanların son can çekişmesidir zaten senin gözünde. pırtını toplamıştır zaten kalan bir kaç parça pılını da alıp tüm negatifliğiyle çıkıp gider biri bazen.. İşte sen o an, yeniden doğarsın… bazen hayat sana gülen yüzünü de gösterebilir işte böyle labirent gibi karışık bir resimde bir güneş doğar bazen de.

—————————————

evet sevgili facebook alemi, önümüz 14 şubat.. seyreyleyin şimdi alemi… gözlerinizi o gün iyice açın.. şöyle bir adet gülü diğer kadınların gözünün içne sokan yanındaki adam ya da kazmanın eline iyice sarılan tiplere bakın…kendine güvensiz kadınların bolluğu şaşırtmasın sizi izleyin onları kıskandırma hallerini ,kadının kadına hasetini o gül gösterir size… ben her sevgililer günü gülerim bu film izlemek pek bi güzel olur deneyin derim… bütün kitle iletişim araçları haykırıyor..zaten pırlanta reklamları deseniz sürüsüne bereket…zaten gelir seviyemiz o derece arttıki çoğunluğun pırlanta alacak gücü de var artık kaç kırat onu konuşmak lazım..acılar mı aman sallayın gitsin bize ne.. bir de vanda çadırda donarak yanan çocuklar var ama birde planlı şekilde bir cana kıyan cem garipoğlu’nun tahrik indirimi istemesi var bir de adliye koridorlarında örslenen hayatlar ötlenen umutlar var… bir de babası tarafından 12 yaşında satılan kızlar var..Ama bir ustanın dediği gibi ‘BİZE DOKUNMAYAN YALAN BİN YAŞASIN’ bize ne ki… AŞK’ı hep ucuzlatır bu sevgililer günü hikayesi… pakete sıkıştırılmış bir sunum bir dayatma… sonra ah şekerim ‘aşk’ mı kaldı… ee hep birlikte öldürmedik mi hakikat olan herşeyi :))) Aşk değil ki tek ölen dürüstlük vefa insanı insan kılan tüm özellikleri oldu mu sana masal, bunu söyleyenler masal kahramanı.. . evet önümüz 14 şubat şimdi siz seyredalın alemi .

Son Yazılarım

Kartalkaya

Kartalkaya

Olguları karartan algı operasyonları Kara karışan is kokusu ile Kartalkaya “Bizim Büyük Çaresizliğimiz”  Barış Bıçakçı’nın eserinden uyarlanan ve erken yaşta kaybettiğimiz önemli sinemacılardan Seyfi Teoman’ın yönetmen koltuğunda olduğu filme atıfla içim yanarak bir...

Şiir Anneye 2 – Nilüfer Belediyesi

Şiir Anneye 2 – Nilüfer Belediyesi

-Leben-                                                                                                                                    Antalya,10.08.2021 Merhaba şiir anne, Yazarak olmaya ve oldurmaya çalışmak bir tercih meselesi. Bu tercihte bulunanlar bazı...

Şiir Anneye – Nilüfer Belediyesi

Şiir Anneye – Nilüfer Belediyesi

-Leben-                                                                                                                                  Antalya,10.08.2021 Merhaba şiir anne, Kahvemi almak için mutfağın yolunu tuttum. O şifalı dizeleri okurken suyun kaynamasını...

Manavgat ve İs Kokusuna Karışan Acı

Manavgat ve İs Kokusuna Karışan Acı

  Yüzyılın tehlikesi küresel ısınma her gün başka şekillerde başka afetlerle yüzünü göstermekte. Aşı ve mülteci karşıtları arasında sıkışıp kaldığımız +40 derece sıcakta yaşam mücadelesi sürerken, ülkenin dört bir yanından yükselen alevlerle sarsıldık. 17 ilde 58...

Elif Mir – Hayat Dergisi

Elif Mir – Hayat Dergisi

  Basın danışmanı gazeteci meslektaşımız Elif Mirmahmutoğlu’un sizlere tanıtmak istiyoruz. Güler yüzlü ve çalışkanlığı ile meslektaşları arasında da sevilen ve takdir edilen Elif Mirmahmutoğlu’nun bilinmeyen yönlerini ve mesleğe dair her şeyi sizler için...

Yaşayan antik kent Kaleiçi, hikayelerini anlatıyor

Yaşayan antik kent Kaleiçi, hikayelerini anlatıyor

Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, Kaleiçi’nde gündelik yaşamın tarihini sandıklardan çıkardı,özel bir belgesel çalışmayla bugüne taşıdı. HafızaMekanları ve Kültürel Miras-Antalya Kaleiçi Evleri projesiyle yaşayan antik kentte evlerin tarihinin anlatıldığı çalışma, 7....

Yavşaklık Virüsü

Yavşaklık Virüsü

  Çok efendi, harika bir çocuk tanıyordum. Uzun süre görmeyince ortak bir tanıdığıma sordum. “Hiç sorma” dedi tanıdık; “seninki çok değişti, yavşaklarla takıla takıla, yavşağın teki oldu.” Yavşak bit yavrusu demek. Argodaki kullanımını nasıl tarif edebilirim:...

Islak Çorap Kokan Bir Odadayız

Islak Çorap Kokan Bir Odadayız

Hikâyeye uzaktan bakmak istediği dönemleri olur insanın. Günlük telaşın altında ezildiği veyahut stresin yarattığı tozları halının altına süpürdüğü günleri, yılları olur bazen insanın. Ama toz bulutu gün gelir artık halının altına sığmaz olur. Islak çorap kokan bir...

Yaşa Yaşa Gör Temaşa

Yaşa Yaşa Gör Temaşa

Türkiye basın tarihinde son 20 yıl ve makbul olan gazeteci tipi Kuzey Avrupa’da yaşamadığımız için adrenalin bizim için çay gibi bir şey. Günde 12 doza yakın adrenalin almazsak ruhumuz azapta. Çanlar çalmaya devam ediyor virüs Türkiye tipi yayılmacı haliyle AVM’lerde...

Turnusol Kağıdı

Turnusol Kağıdı

Turnusol kağıdı AİHM ve Barolar Bazen bazı olaylar turnusol kağıdı işlevi görür. Günlük hayatımızda da sıkça yaşarız da sonradan fark ederiz aslında olup biteni... Canımlı gülümlü ileri derece samimi bir akraba ya da arkadaştan bir gün borç istemeye gör ya da hak...

Sosyal Medya