Yayınlanmış
Yazılarım
Sonbahar
Sonbahar sabahları güne adım atmak daha bir keyifli olur. Hafif bir ürperti ile uyanırsın hırka alma gereksinimi hissetmek bir anda kendine gelmeni sağlayabilir. Sarı bir mevsim varsa işte onun adı Sonbahardır. Sonbahar aynı zamanda bir buluşma mevsimidir . Yazdan kalma günlerin muhasebesini yapma mevsimidir.
Meyve Pıçağı
Hepimizin veya annelerimizin mutlaka aldığı, evde kullanılan bilmem kaç parçalı çatal bıçak takımı vardır elbet. Annelerimiz bu setleri ve kesme vazo, küllük takımlarını çok önemser. Neden bu kadar önemli olduğunu hep merak etmişimdir.
KİŞİLİKSİZ DİŞİLER VE DOĞUŞTAN GELİŞEN PR YETENEĞİ
Gündeme dair yazacak çok konunuz vardır ama bazen eliniz yazmaya gitmez. İşte ben de şu an böyle bir anın içindeyim. Geçtiğimiz haftalarda yine benzer bir ruh hali içindeyken bir yazı kaleme almıştım; sürekli pompalanan ‘erkeklik erki’, erkek çocuklarının çocukluktan itibaren nasıl ayrıcalıklı yetiştirildikleri ve erkekliklerinin adeta bir ayin gibi nasıl kutsandığına dair.
Ayna
Bir hafta daha geride kaldı. Her gün yeni bir gündemle meşgul olduk. Ki son zamanlarda gündem de çok yoğun. Konu konuyu açtı tartıştık cümleler uzadı gitti. Şöyle de bir gerçek var ki öylesine hareketli ve hararetli bir ülkede yaşıyoruz ki her gün yeni bir olayla kaşı karşıya kalmamız mümkün. Türban tartışmalarının kişisel özgürlüklerle kesişmesi, bu kesişmenin uzantılarının günlerdir konuşulması, öte yandan her gün meydana gelen trafik kazaları ve ölümler, terör olayları, tren kazaları, intihar girişimleri, cinnet krizleri, ekonomik zorluklara bağlı bunalımlar..
KULAK MEMESİ kıvamında X,Y,Z sarmalı / selam olsun…
Kulak memesi yumuşaklığı diye bir tabir vardır hani, o bir kıvam tabiridir esasen. Yani Oktay Usta ve Ümit Usta bunu sık sık kullanır, aa tabii bir de Emine Beder var, o da kullanır çokça. “Hamuru kulak memesi yumuşaklığına gelinceye kadar yoğurunuz.” Hamur yoğurdum az sayıda da olsa eldivenli ama.
Ayna
İnsanın elindekinin kıymetini bilebilmesi için bir süre “elindekinden olması gerekiyor” mantığı üzerine birkaç kelam etmek isterim bu kez. Hani derler ya “İnsanın bir şeyin kıymetini bilebilmesi için o şeyi kaybetmesi gerekir,” evet, bu söylemin çoğu zaman doğruluk payı büyüktür. “O şey nedir?” diye soracak olursanız, o şey her zaman değişir.
Ayna
Geçtiğimiz yıllarda yaşanan acı bir olaya değinmek istiyorum bu kez. Muhakkak dikkatinizi çekmiştir: Bir kız çocuğunun cinnet anında profesör annesini bıçaklayarak öldürmesi. Haliyle haberlerde sıkça yer aldı. Çok vahim, çok dehşet verici bir olay bu. Öte yandan olayın başka bir boyutu da var ki üzerinde düşünülmesi gereken. Bir anne böylesine bir durumda ne hisseder, ne düşünür? O an, o anne nasıl bir hissiyatla teslim oldu kızının eliyle gelen ölüme?
Ayna
Güneşli, huzurlu bir bahar gününde aşka dair iki kelam etmek istiyorum bu hafta. Ruhunu aşka emanet edenlere kalpten selam olsun. Her an, her yerde, farklı sosyal konum ve statülere sahip binlerce kişi benzer hikâyelerin içinde yer alıyor. İlişki biçimlerimiz ve aşka bakış açımız eskiye göre oldukça değişti.







